ISSN: 1308-1136 Dil: Türkçe İçerik: Özel sayılar şeklinde yayınlanır.
|
|
|
Derin Ven Trombozunun Geleneksel Tedavisi
Dr. Ufuk Demirkılıça
aKalp ve Damar Cerrahisi AD, GATA, ANKARA Derin ven trombozu ve/veya pulmoner embolizm aynı kinik tablonun farklı kinik yansımaları olarak değerlendirilebilir. Bu konu gerek hastanede yatan ve gerekse de hastane dışında bu hastalıkla karşılaşan hasta kesimi için çok önemlidir. Hastane içi açıklanamayan hasta ölümlerinin büyük çoğunluğunun saptanamayan venöz tromboembolizmden kaynaklandığı göz önüne alınırsa bu konunun ne kadar önemli olduğu belirtilmiş oalabilir. VTE’li hastaların tedavisindeki amaçlar post-trombotik sendromun önlenmesi, VTE tekrarının önlenmesi ve PE’den ölümün önlenmesidir. Yaşlı hastalar, hamileler, kanserli hastalar bu konuda önem verilmesi gereken özel grup hastalardır. Geçtiğimiz yıllarda posttrombotik sendrom gelişimine yatkınlık yaratan faktörler için daha fazla önem verilmiştir. VTE’nin başlangıç antikoagülan tedavisi intravenöz veya subkutan unfraksiyone/klasik heparin (UFH) veya düşük moleküler ağırlıklı heparindir (DMAH). 1-3 Uzun dönemde ise warfarin gibi K Vitamini antagonistleridir. Günümüzde düşük molekül ağırlıklı heparinlerin rutin kullanıma girmiş olmaları, warfarin tedavisinin güncel takip kolaylığının artması ile daha etkili bir şekilde uygulanabilmesi ve ülkemizde hasta uyumu kolaylaştıracak kalite ve çeşitlilikte kompresyon çoraplarının artması venöz tromboembolizmle mücadeleyi önlemeyi ve sonrasında gelişebilecek ciddi maluliyetlerden kaçınma imkânlarını sağlamıştır. Sonuç olarak DVT tedavisi klinik ve laboratuar bulgularına göre evde, hastanede, UFH, DMAH ve VKA ile yapılır. Kompresyon tedavisi ile birlikte erken mobilizasyon uygulanabilir.Anahtar Kelimeler: Venöz tromboz; heparin; düşük molekül ağırlıklı heparin; warfarinTurkiye Klinikleri J Gen Surg-Special Topics 2008, 1(1):39-54
|
|
|
|
|